Bu ara epeydir kolide duran bazı kitaplarımı farkettim ve nereden başlayayım diye düşünürken , müellifi Kadir MISIROĞLU olan, bir tarihi roman serisinin bazı kitapları elime geçti. Okuduğum ilk kitabın takdiminde müellif hangi şartlar altında bu romanları yazmaya başladığını anlatıyor. Ben bu ayrıntılara değinmeyeceğim.
İlk olarak “Kavuklu İhtilalci Åžeyh Bedrettin” ve ardından serinin devamı olan “Düzmece Mustafa” adlı eserleri okudum. İlk eserde Osmanlı Devletinin Ankara Savaşı sonrasında yaÅŸadığı hengame yani Fetret Devri anlatılıyor. İkinci eserde ise Timurun esir alarak Semerkand’a götürdüğü Yıldırım Beyazıd Han’ın Åžehzadelerden biri olan Mustafa Çelebi’nin Timur’un ölümünden sonra serbest kalması ve memleketine dönmesi üzerine, hiç istememesine hatta derviÅŸane bir hayat sürmesine raÄŸmen, Osmanlı Devletinin düşmanlarının onu rahat bırakmaması üzerine geliÅŸen olaylardan bahsediliyor.
Bu iki eser bana tarihin romanla buluşması ile tarih öğrenmenin ne kadar kolaylaşabileceğini hatta zevkli hale gelebileceğini gösterdi.
Åžimdide elime geçen belgesel türündeki “Ladikli Ahmed AÄŸa” adlı kitabı ve okulumuzda Türkçe dersi için okumamız gereken, hikaye türündeki Memduh Åževket ESENDAL’ın müellifi olduÄŸu “Otlakçı” adlı kitabı okumaktayım.
Ayrıca az önce aldığım maillerden biri ile şaşırtıcı şekilde Türkçe 1 dersinin vizesinden 97 aldığımı öğrendim
.
Son Yorumlar