Bu ara epeydir kolide duran bazı kitaplarımı farkettim ve nereden başlayayım diye düşünürken , müellifi Kadir MISIROĞLU olan, bir tarihi roman serisinin bazı kitapları elime geçti. Okuduğum ilk kitabın takdiminde müellif hangi şartlar altında bu romanları yazmaya başladığını anlatıyor. Ben bu ayrıntılara değinmeyeceğim.
İlk olarak “Kavuklu İhtilalci Şeyh Bedrettin” ve ardından serinin devamı olan “Düzmece Mustafa” adlı eserleri okudum. İlk eserde Osmanlı Devletinin Ankara Savaşı sonrasında yaşadığı hengame yani Fetret Devri anlatılıyor. İkinci eserde ise Timurun esir alarak Semerkand’a götürdüğü Yıldırım Beyazıd Han’ın Şehzadelerden biri olan Mustafa Çelebi’nin Timur’un ölümünden sonra serbest kalması ve memleketine dönmesi üzerine, hiç istememesine hatta dervişane bir hayat sürmesine rağmen, Osmanlı Devletinin düşmanlarının onu rahat bırakmaması üzerine gelişen olaylardan bahsediliyor.
Bu iki eser bana tarihin romanla buluşması ile tarih öğrenmenin ne kadar kolaylaşabileceğini hatta zevkli hale gelebileceğini gösterdi.
Şimdide elime geçen belgesel türündeki “Ladikli Ahmed Ağa” adlı kitabı ve okulumuzda Türkçe dersi için okumamız gereken, hikaye türündeki Memduh Şevket ESENDAL’ın müellifi olduğu “Otlakçı” adlı kitabı okumaktayım.
Ayrıca az önce aldığım maillerden biri ile şaşırtıcı şekilde Türkçe 1 dersinin vizesinden 97 aldığımı öğrendim
.
19 Kasım, 2008 tarihinde 5:55 pm Sularında
Sen de tarihi seviyorsun demek
bunlardan sonra mutlaka en az bir tane mustafa Alemdarın da bir kitabını okumanı şiddetle tavsiye ederim.Diğerleri Tarihçiyse bu adam başka birşeymiş gibi gelir bana hep
ayrıca tebrikler 97 güzel rakam 3 puancığı noktalama ve imladan mı kırdılar nedir 
24 Kasım, 2008 tarihinde 12:33 pm Sularında
Tabii olarak, vatanını ve dinini seven herkesin sevmesi gerektiği gibi bende seviyorum tarihi :). Elime geçince okuyacağım inşallah…