Çok amatörce oldu, tabi bunun tek sebebi yok! Kamera, kameraman ve ekipman eksikliği bu sebeplerden bazıları. En büyük sebep ise benim acemiliğim :D… Gerisini izleyeceksiniz yazacak bişey yok…
Yazmış Olmak İçin Yazmak
, Dersler, Google Maps API, JavaScript, Kurban Bayramı, Matlab, Okul, Proje 1 Yorum »Bu aralar dersler okul vesaire derken Kurban Bayramı ile internete sadece zaruri durumlarda girer oldum. Aklıma yazı yazılabilecek birçok şey geliyor. Bir kaçını zikretmek gerekirse; Gecikmiş Kurban Bayramı yazısı -zaten bütün bayram yazılarımı gecikmeli yazıyorum
-, google map api ile ilgili javascript konulu bir yazı, okuldaki dersler, digital sinyal işleme dersi için Matlab’da yaptığım FIR alçak geçiren filtre’nin frekans ve faz grafiklerini çizen program, okulun proje döneminde en çok aranan olma vesaire…
Başlıkta da olduğu gibi bu yazmış olmak için yazılmış bir yazıdır!!!
Yorumlarına cevap veremediklerimden peşinen özür diliyor, bidaha olmayacağının garantisini vermiyorum
.
Geçenlerde bir keresinde lazım oldu; Service Desk üzerind bir tarih kaydedecek oldum ama Service Desk’in API’sindeki metod parametre olarak double istiyordu. Ufak bir dönüşüm gerekiyormuş;
Date date = new Date();
double newDate = date.getTime()/86400000D + 25569D;
English Version;
Recently i had to set a date into Service Desk by using its API. But the method for this purpose needs a double parameter. The required double time format can be fetched with a small conversation (as it seem in the 2 line code above).
İngilizce versiyon gogol’dan ziyaretçi çekebilmek amaçlıdır :D…
Bu ara epeydir kolide duran bazı kitaplarımı farkettim ve nereden başlayayım diye düşünürken , müellifi Kadir MISIROĞLU olan, bir tarihi roman serisinin bazı kitapları elime geçti. Okuduğum ilk kitabın takdiminde müellif hangi şartlar altında bu romanları yazmaya başladığını anlatıyor. Ben bu ayrıntılara değinmeyeceğim.
İlk olarak “Kavuklu İhtilalci Şeyh Bedrettin” ve ardından serinin devamı olan “Düzmece Mustafa” adlı eserleri okudum. İlk eserde Osmanlı Devletinin Ankara Savaşı sonrasında yaşadığı hengame yani Fetret Devri anlatılıyor. İkinci eserde ise Timurun esir alarak Semerkand’a götürdüğü Yıldırım Beyazıd Han’ın Şehzadelerden biri olan Mustafa Çelebi’nin Timur’un ölümünden sonra serbest kalması ve memleketine dönmesi üzerine, hiç istememesine hatta dervişane bir hayat sürmesine rağmen, Osmanlı Devletinin düşmanlarının onu rahat bırakmaması üzerine gelişen olaylardan bahsediliyor.
Bu iki eser bana tarihin romanla buluşması ile tarih öğrenmenin ne kadar kolaylaşabileceğini hatta zevkli hale gelebileceğini gösterdi.
Şimdide elime geçen belgesel türündeki “Ladikli Ahmed Ağa” adlı kitabı ve okulumuzda Türkçe dersi için okumamız gereken, hikaye türündeki Memduh Şevket ESENDAL’ın müellifi olduğu “Otlakçı” adlı kitabı okumaktayım.
Ayrıca az önce aldığım maillerden biri ile şaşırtıcı şekilde Türkçe 1 dersinin vizesinden 97 aldığımı öğrendim
.
Bu geçtiğimiz 2 haftada okulumuzun dönem sonuna kadar temposunu azaltmaksızın devam edecek sınavların başladığı haftalardı. Sınavların temposuna karşılık bende bu haftalara hazırlıklı ve tempolu girdim. Şu günlerde özellikle derslerim benim için gündeme oturuyor. Bu haftadan itibaren olmak üzere labaratuar derslerinin başlamasıyla sınav ve labaratuarlar arasında mekik dokuyacağız gibi görünüyor.
Hayırlısı inşallah.
Düğün ve Söke Yolculuğu
, Aydın, Aşırı Hız, Düğün, Kamil Koç, Masaj Koltuğu, Otobüs, Söke, THY, Uçak, İzmir Yorum Yok »Dün sabah erkenden ,dört kişi, yola düştük. Hedefte Aydın Söke vardı. Niyetimiz iyi olduğundan ayaklarımız yerden kesildi ve uçarak gittik. Tabi niyetimizin yanında hava yollarını kullanmış olmamızında ayaklarımızın yerden kesilmesine büyük faydası oldu.
Hikayenin geri kalanı isterseniz »
Az önce e-postalarımı incelerken şu animasyonu gördüm… Hakikaten güzel:
Az önce farkına vardım, Blogger mahkeme kararı ile kapatılmış. Bir aralar Blogger’ın benzeri olan wordpress.com’da kapatılmıştı. Yakın zamanda bu geri açıldı. Youtube WordPress derken bu iş yalama oldu!!!
Çocuk oyuncağına döndürdüler işi. İnternet mahkemesi kurulsun bari bu site kapatma meselelerine bu mahkemeler karar versin. Çok daha mantıklı olur. Zira aynı mahkemeler birden fazla mahkemede açıldığı zaman çifte ceza veya cezası kalkar kalkmaz tekrar ceza alması gibi durumlar söz konusu oluyor. Bu çifte cezayı bir zamanlar Youtube almıştı.
Media Markt ve Toshiba U400
, Batarya, Bios Güncelleme, Media Markt, Notebook, Pil, Toshiba, U400, Şarj 2 Yorum »Ben geçtiğimiz cumartesi YP-T10 ‘umu Media Markt’tan aldım. Tabi oraya gitmenin asıl amacı Radi kardeşime bir notebook pc almaktı. Nitekim onuda (Toshiba U400) almıştık. Ama yaklaşık bir iki saat kadar öncesine kadar bizde dirlik bırakmadı alet.
İlk aldığımız gün eve götürdük ve şarja taktık. Bataryası şarj tutmuyordu. Ertesi gün (yani pazar günü) gittiğimizde 24 saat şarjda duracak dendi. Radi bilgisayarı bana bıraktı ve gitti. Bende bilgisayarı 28 saat elektriğe takılı beklettim ama nafile. Bunun Üzerine Pazartesi akşamı yine Media Markt yolu göründü. Bu sefer 48 saat şarjda duracak dediler??? Ayak parmaklarım, vücudumdaki kan kütlesinin beynime hücumundan karıncalandı bir müddet… Ama ürünü beklememek için teşhir ürünü olarak aldık! Buda ürünü geri iade edemeyeceğimiz manasına geliyordu.
Orada adamlarla bir buçuk - iki saatlik bir pazarlığın sonunda biz fazla beklememiş olmak için 2 gün evde makinayı şarjda bekletip ondan sonra servise göndermenin zaman açısında daha mantıklı olacağına karar verdik. Birkaç saat önce 48 saat meselesinin palavra olduğuda ortaya çıktı. Tabi ben bu konuyla ilgili bir araştırma yaptım ve bunun yaşanan bir problem olduğu, bios güncellemesi yapılınca sorunun ortadan kalktığını öğrendim. İş yerinde gerekli güncelleştirmeyi indirdikten sonra bu güncelleştirmeyi Radiciğimin bilgisayarında yaptım.
En sonun batarya şarj olmaya başladı. Toshiba U400′lerin bataryalarını tanımama ve şarj olmama gibi bir problemleri mevcut. Çözümü ise bios güncellemesi yapmak.
Tabi insan aldığı birşeyi hemen kullanabilmek ister, bizim için ancak 5 gün sonra oldu bu; dolayısıyla Media Markt’a çok sinirlendik… + larının yanında - hanesine ekledik bunu. Sattıkları ürünün çalışır durumda olup olmadığını bilmiyorlar! 48 saat palavrasını atmasalardı ben bunu araştırır ve biostan olduğunu anlayıp güncellemesini yapardım. Tabiki sıfır aldığın bir ürünü kullanabilmek için bios güncellemesi yapmadan pilinin dolmaması veya pilinin algılanamaması mantıklı olmadığı için ilk başlarda bu araştırmaya ihtiyaç duymamıştım.
Buradan aldığımız ders; Araştırmadan ürün alma, Satıcıların her dediğine inanma ve şüpheci ol, teşhir ürünü alırken dikkatli ol :D.
Son Yorumlar